Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Bazı tarifler vardır, sadece karın doyurmaz; evin içini bir anda anılarla, sohbetlerle ve sıcacık bir huzurla doldurur. İşte Ovalamaç tam öyle bir tarif. Adana’nın sabah sofralarından, Mersin yaylalarına uzanan bu lezzet, aslında Yörük kültürünün içinden gelen bir kahvaltı klasiği. “Kıtır sıkma” gibi isimlerle de anılır ama bizce onun en güzel adı: Ovalamaç. Çünkü tam kelime anlamıyla, el emeğiyle, içtenlikle yoğrulur.
Eskiler bilir; köyde sabah erken kalkılır, tandır başında yufkalar açılır, taze peynir rendelenir, bir yandan da mutfağı mis gibi nane kokusu sarar. Ovalamaç da tam bu ortamın bir parçasıdır aslında gösterişsiz, sade ama inanılmaz lezzetli.
Bu tarifte en güzel kısmı, hiçbir şeyin ölçüyle değil, hissederek yapılması. Elinle yufkayı kırarken çıkan o ses, soğanın kokusu, domatesin rengi… Hepsi birleşince ortaya çıkan şey sadece bir kahvaltılık değil, küçük bir mutluluk gibi.
Önce soğanlarımızı ince ince doğruyoruz. Kuru soğan yerine yeşil soğan kullanacaksanız, özellikle bahar aylarında nefis bir ferahlık katıyor. Ardından beyaz peyniri rendeliyoruz, maydanoz ve naneyi kıyıyoruz. Domateslerin kabuklarını soyup küçük küpler hâlinde doğruyoruz. Burada küçük bir püf noktası var: Domateslerin suyunu mutlaka sıkın, çünkü yufkalar hamurlaşmasın; Ovalamaç’ın o kendine has kıtırlığı korunmalı.
Şimdi geldik işin en keyifli kısmına. Kuru köy yufkalarını alın, elinizle iri parçalara bölün. Ne kadar büyük, ne kadar rustik olursa o kadar güzel! Ayrı bir kapta domates, peynir, yeşillikler, zeytinyağı ve tuzu karıştırın. Sonra bu karışımı yufkaların üzerine dökün ve ellerinizle hafifçe yoğurun. Çok bastırmadan, sadece malzemelerin birbirine karıştığından emin olun. Yufkalar yağı ve domatesin suyunu yavaşça çekip yumuşadıkça, ortaya nefis bir doku çıkacak.
Hazırladığınız karışımdan küçük parçalar alıp yuvarlayın, tıpkı köfte yapar gibi. O kadar kolay ve doğal bir süreç ki, insan kendini büyükannenin mutfağında hissediyor. Ovalamaçlarınızı tabaklara dizin ve işte, kahvaltı sofranızın yıldızı hazır!
Yanına demli bir tavşankanı çay, belki de yazsa buz gibi bir ayran… Hangi içecekle eşleştirirseniz eşleştirin, sonuç hep aynı: samimiyetle hazırlanmış, ev sıcaklığında bir lezzet.
Ovalamaç aslında bir tariftir ama ondan çok daha fazlasıdır. Ailenle sofraya oturduğunda, çocukken köyde yediğin o ilk ısırığı hatırlatır. Güne umutla başlatır, kahvaltıyı bir seremoniye dönüştürür. Denediğinizde siz de anlayacaksınız; bazen en güzel tarifler, en az malzemeyle yapılır. Çünkü asıl lezzet, içinde sevgi olanlardadır 💕
Afiyet olsun!